Friday, July 20, 2007

A1 Kick Box Ramazan Beyazkaya Turkiye -Senegal

Head Hunter (fights for turkey) vs. Christoforidis

Senol Kiziltas vs. Zambolis Panagiotis Round 1

Azat Anayev vs. Sokolis Nikos

Th3 H3adHunT3r

Bu bir Tarık Solak Organizasyonudur

Yaşadığı gökdelenin onbirinci katından İstanbul'u seyreden Tarık Solak, düşük volümlü sakin ses tonu ile, aslında bir kikboks ustasından çok bir şaire benziyor. Her halinden, Uzakdoğu döğüşleri yapan insanların felsefi durağanlığını sezmek mümkün.
Avustralya'da uzakdoğu sporlarının hemen hemen hepsini yapmış, pek çok derece almış ve sonunda bu işin sportif sayfasını kapatıp organizasyon sayfasını açmış, Yozgat göçmeni bir Türk, o.
1969 yılında Avustralya'ya yerleşen göçmen bir ailenin beş çocuğundan biri olan Tarık Solak, bu uzak diyara ayak bastığı ilk günlerden beri sporla iç içe yaşamış. Uzun seneler aktif olarak tekvando ile ilgilenen Solak, bu spordaki en üst derecelerden biri olan 3.Dan'a yükseldikten sonra kikboksa soyunmuş. Bu sporda da dünya ikinciliğine kadar ilerleyen Solak, daha sonra ringlerini terkederek, döğüş organizasyonları yapmaya girişmiş. Onbeş yıldan beri de Avustralya'da kikboks organizasyonları düzenliyor. Sahibi olduğu A1 isimli organizasyon şirketini kısa sürede kendi adıyla anılan bir dövüş turnuvası haline çevirmiş.
Bugün "A1 Kikboks Şampiyonası" dünyanın en çok ilgi gören dört büyük kikboks turnuvasından biri. Tarık Solak bugünlerde, beş karşılaşmadan oluşan A1, özel turnuvasının ilk etabını İstanbul'da gerçekleştirme hazırlığında.
TEKVANDODA DÜNYA İKİNCİSİ
Klasik bir başarı öyküsü okumak istiyorsanız aslında Tarık Solak doğru adres değil. Arkasında, yokluk içinde geçen bir çocukluk, bitirilememiş okullar ve sakatlık nedeni ile yarım bırakılan bir spor yaşamı var. Türkçesi zayıf, İngilizcesin de ise hoş bir Yozgatlı aksanı seziliyor. Ancak Avustralya'da edindiği öyle başarılı bir tekvando ve kikboks sicili bulunuyor ki, bugün bulunduğu konuma gelmesindeki ana etken de bu. Tarık Solak, aslen Yozgatlı olan ama Ankara'da yaşayan bir işçi ailenin çocuğu. Otuzyedi yıl önce, daha iyi bir yaşam için Türkiye'den göç ederek Avustralya'nın Melbourne şehrine yerleşmişler. Burada beş kardeşi ile büyüyen Solak, ortaokul ikinci sınıfta imkansızlıklar nedeni ile eğitimini yarım bırakmış. 27 yaşına kadar hiç okumadan ve doğru dürüst bir işe giremeden yaşamış.
Önce futbol, ardından tekvando, sonra boks ve son olarak kikboks ile ilgilenmiş. İşte bu tekvando ve ardından gelen kikboks tutkusu, aslında onun hayata karşı duruşunun bir simgesi. Amatör olarak başladığı tekvando da kısa sürede çok iyi sonuçlar alınca dikkatleri çekmiş ve turnuvalara katılmaya başlamış. Sonunda, uzun yıllar beklediği yere ulaşarak tekvandoda dünya ikincisi olmuş.
Ancak yaşam insana her zaman adil davranmıyor. Tarık Solak da bu kuralın bir istisnası değil. Tekvandoda ve sonrasında başladığı kikboksta çok başarılı olmasına rağmen bu sporun olağanüstü sertliği nedeni ile dizlerinde sakatlıklar başgöstermeye başlıyor. Ancak buna rağmen maçlara devam ediyor ve Avustralya kikboks şampiyonluğu ünvanını alıyor. Solak şöyle anlatıyor gerisini: "Dizimden üç kere ameliyat geçirmek zorunda kaldım. Sonunda mecburen kikboksu bıraktım. Ama zaten bir sporu yirmili yaşlara kadar yapmalısınız. Bundan sonra bu spordan para kazanmaya başlamak gerek. Tekvando veya kikboks sizi dolar milyoneri yapmaz, asıl para işin organizasyon yönündedir. İşte sakatlandıktan sonra böylece ben de bu yola girmeye karar verdim."
Böylece Tarık Solak, ilk organizasyonunu 1991 yılında kurdu. Aradan iki yıl geçtikten sonra ise Melbourne'de yaşamının ilk kikboks maçını organize eti.
JAPONLARLA ORTAK MAÇ PROJELERİ
Bu organizasyondan sonra Japonlarla ortak maç projeleri geliştiren Solak, sonunda edindiği çevre ile kendi şirketini kurmaya karar vermiş. İşte bugün hem bir lig hem bir şirket olan A1, böylece ortaya çıkmış. Tarık Solak'tan öğrendiğimize göre, bugün dünyada dört büyük kikboks turnuvası bulunuyor. Bunlar Japon organizasyonu K1, Uluslararası Kickbox Spor Kurumu (ISKA) Turnuvası, Dünya Kickbox Karşılaşması (WK) ve Tarık Solak'ın kurduğu, sahibi olduğu A1. Bu kuruluşların içinde hangisi en başarılısı diye sorduğumuz zaman ise Solak, bokstan örnek vererek çok kesin konuşuyor:
"Para kazandıran hangi kuruluş ise başarılı olan da odur. Bu anlamda bizim organizasyonumuz A1, Japon rakibi K1 ile en başarılılar arasındadır. Ben zaten K1'in eski ortağıyım. Sonra onlardan ayrılıp kendi organizasyonum olan A1'i kurdum. Bugün kikboks alanında çalışan altmış kadar organizasyon sayabilirim. Çünkü bu sporda iki-üç kişi bir araya geliyor şirket kuruyor ve dünyada dikiş tutturmaya çalışıyor. Pazardan pay kapabilmek için yeni organizasyonlar kurmayı hedefliyorlar. Ama en önemli unsur şu: Hangi sporcu, nerede maç yapmak istiyor? Bu sporun markalaşmış isimleri kimin organizasyonunda ringe çıkmayı tercih ediyor? Şimdi, sporcu nerede maç yapmak ister? En fazla kazanacağı yer neresi ise orada. İşte bu anlamda bizim organizasyonumuz olan A1, bugün oyunculara en çok kazandıran ve kikboks dünyasında en çok izlenen turnuvalardan biridir."
REKLAM İLE BAHİS POTANSİYELİ ÇOK BÜYÜK
Solak'a göre, kikboksun dünya çapında reklam ve bahis potansiyeli çok büyük. Bahis olayına bugüne kadar hiç girmediğini söyleyen Tarık Solak, bunun nedenini sorduğumuzda, bahislerde çok dedikodu yapıldığını ve sportif amaca hizmet etmediğini belirtiyor: "Bahis çok farklı bir iştir. Biz spordan kazanabildiğimiz parayı kazanıp düzgün bir şekilde iş yapmaya çalışıyoruz. Bu nedenle A1 karşılaşmalarının ciddi sponsorları var. Reklam pazarı olarak da çok büyük bir alan bu. Öte yandan, kikboksta en ucuz turnuvanın maliyeti 300 ile 500 bin dolar arasında değişiyor. Daha büyük müsabakaların maliyeti ise 1.5 milyon doları buluyor. En büyük giderler ise maçların yapılacağı salon ve sporcuların tüm ekiple birlikte konaklayacakları otellerin ücretleri oluşturuyor. İkinci olarak da ışık ve ses sistemleri geliyor. Sunucuların aldıkları para da oldukça önemli miktarlara varabildiği için giderlerin arasında önemli bir kalem oluşturuyor. İşte bu nedenlerle kikboks, parasal boyutu açısından da çok önemli bir spordur."
SPONSORLARIN BAŞINDA ÜLKER GELİYOR
eki, iş bu sporun karına gelince nasıl bir tablo çıkıyor karşımıza? Tarık Solak'a göre, bu sporun riski de çok büyük karı da. Bu işi kendisi gibi yapan pek çok insan olduğunu açıklayan Solak, dünyada bu işten para kazanan sadece iki-üç tane kuruluş olduğunu savunuyor. Solak'a göre, bu işten para kazanmak için önce her meslekte olduğu gibi işi çok iyi bilmek lazım. Reyting yapacak sporcuları seçebilmek ve bunlara uygun çok iyi sponsorlar bulmak gerekiyor. Bu aşamada Tarık Solak'ın en büyük avantajı bu işin çekirdeğinden yetişmesi. Bu nedenle o, hem reyting getirecek başarılı sporcuları seçmeyi biliyor hem de bu maçlar için sponsor bulmakta güçlük çekmiyor. Uluslararası sponsorlarının arasında Red Dragon enerji içeceği ve ünlü FHM dergi grubu gibi markalar, Türkiye'de ise Ülker ve anlaşmaları henüz kesinleşmediği için isimleri sır gibi saklanan büyük şirketler bulunuyor.
Türkiye'nin en iyi beşlisi ileYunanistan'ın en iyi beşlisini dövüştürecek
Tarık Solak, bu seneki maçlara konsantre olmuş durumda. Solak'tan, önümüzdeki dönemde Türkiye'nin en iyi beş kikboksçusunun, turnuvalardan ayrı olarak Yunanistan'ın en iyi beşlisine karşı ringe çıkacağını öğreniyoruz. İstanbul etabından sonra aynı beşli, dünyanın en iyi kikboksçularına karşı, normal turnuva maçlarının yapılacağı kentlerde savaşacak. Maçlar dünyanın dört ayrı kentinde düzenlenecek ve pek çok ülke televizyonundan naklen veya banttan verilecek.
Şu anda Tarık Solak'ın elindeki Türk beşlisi Gürkan Özkan, Barış Nezif, Şenol Kızıltaş, Apaçi Serkan ve Serkan Yılmaz'dan oluşuyor. Solak'ın anlattığına göre, bu beşlinin maçları daha önce yaptığı maçlardan çok farklı bir organizasyon olacak:
"İstanbul'daki karşılaşmayı Mart'ın 24 veya 26'sında yapacağız. Ardından Sydney'de 30 Nisan'da bu müsabakanın devamı olacak. Burada yapacağımız maç Yunanistan'dan canlı olarak verilecek. Bu karşılaşmada ise yine beş Türk bu kez Avustralyalı sporcularla karşı karşıya gelecek. 21 Mayıs'ta ise aynı beşli, bu kez Melbourne'de beş Tayvanlıya karşı savaşacak. Haziranın 25'inde ise Türkiye'ye dönülecek ve sporcular son kez Amerikalılara karşı ringe çıkacak."

A1 World Combat Cup